1965’te İngiltere’de doğan Damien Hirst, 1980’lerin sonunda güzel sanatlar eğitiminin yer aldığı Goldsmith Üniversitesi’nden mezun olmuştur. Bu dönemde sanat, yaşam ve ölüm arasında- ki karmaşık olarak nitelendirdiği yayın yayınlamak için çeşitli sanatsal denemeler yapmıştır. Hirst, Leeds Tıp Fakültesi’ne yaptığı sık ziyaretlerinin de kullanıcılarının genç bir birey olarak ölümünün kabul edilemezliği fikrine ilgi duyduğunu ve bunu sanat tarzına uygulamıştır. Bunun yanı sıra sanatçısının kadavra ile sorgulama eylemi örneklerinin Rönesans'a, Leonardo da Vinci'ye kadar dayandığı biliniyor.Bu anlamda Hirst’ün çalışmalarının öne çıkan, diğer bir ifadeyle çalışmasına temel oluşturan düşünceyi -ki bu çoğunlukla ölüm ile ilgili olmaktadır- aktarmak için sadece tuvalin değil ölümün kendisinin de kullanılabileceği varsayımına ve can- sız bedenlerin bizzat kendilerinin sergilenmesine dayandığını söylemek yanlış olmaz.

