SEFA ÇAKIR

Sanatçının, zaman ve mekân hissinden bağımsız olarak düşündüğü kompozisyonlar, izleyiciyi figürün ifadesine ve biçimsel karakterine odaklanabilmesine davet eder.

Portreleri alışageldik, klasik portre ve figür çiziminden farklı olarak parçalanma ifadeleri gerçeklik, ekspresyonizm ve soyutlama arasında bir yerde, kendi içinde bir dengede durmaktadır. Figürlerin tenleri ve nesne-objeler asla pürüzsüz ve kusursuz (canlı-güncel) değildir. Tüm parçalanma ve sıçratmalar son derece rasyonel bir biçimde ve hissiyatın yönü ile yönlendirilmiş (hesaplanmış) şekil ve renk tonlarına dönüşen ifadeleridir. Bu spontanlık, neticede her şeyin bir yanılsamadan ibaret olduğunu, izleyicinin algısında resmin baskı mı yoksa el maharetiyle mi üretildiği noktasında düşünmesini ve sorgulamasını sağlamaktadır.

Sanatçı, yıllardır geliştirdiği ve disiplin içerisinde geliştirmek adına çalıştığı stilde yaptığı ‘’mikro parçalar ile makro netliğe giden bir yorumlama ile devam ediyor. Tüm bu süreci, geleneksel çizim mantığı ile eskiz yaptığı çalışmayı, sonrasında kontür ile kendi içerisinde sınıflandırıyor ve resmin (ad-imaj) hissiyatı ile doğaçlama yaparak marker kalem ile pamuk kağıtlara tonları oluşturuyor.

Altıgen – Leke | Hexagon - Spot, 2019

kağıt üzerine markör 

100x89cm

İS - SMUTCH, 2019

Kağıt Üzerine Marker Kalem

110cm x 80cm

Deformasyon- EV, 2022

Beton, Ahşap, Mukavva

45 x 30 x 32 cm